3 Mart 2015 Salı

En Genç Şampiyon Ponomariov



Büyük olasılıkla pek çoğunuz Ukraynalı Büyükusta Ponomariov'un Dünya Şampiyonu olduğunu bilmiyordur. sadece Dünya Şampiyonu değil ama aynı zamanda bu unvanı en genç elde eden.

Doksanlı yılların sonunda hala görevde olan FIDE Başkanı Kirsan Ilyumzhinov tüm satranç geleneklerini yok sayarak satrançtaki temel disiplinlerde değişiklik yaptı. Normalde yarışmalar 2 saat 40 hamle ve sonraki 20 hamle için bir saatti. Bir anda zaman kontrolü tüm oyun için 90 dakika ve her hamle için 30 saniye artırma haline geldi. Böylece hızlanan satrançta artık oyunun son bölümünde yıldırım becerileri öne çıkmaya başlamıştı. Ilyumzhinov bununla da kalmadı ve normalde 3 seneye yayılan Dünya Şampiyonluğu sürecini bir anda 1 aya indirdi. 128 Büyükustayı topladı ve bunları eleme usulü yarıştırmaya başladı. İki oyun oynuyorlardı ve yenişemezlerse hızlı satranca geçiyorlardı. yine yenişemezlerse yıldırım oyun.

İşte bu şartlarda yapılan yarışmada o zamana kadar çok ön planda olmayan Ponomariov rakiplerini eleyerek 2002 yılında finale geldi. Finalde rakibi yine Ukraynalı olan Ivanchuk'tu. Sağolsun ki Ilyumzhinov lütfetmişti de maç 6 oyun üzerinden oynandı ama 24 oyunluk maçlarla karşılaştırılınca elbette yetersiz kalır. Dengesiz oyun tarzıyla bilinen Ivanchuk kazanç konumu kaybetmeyi başarınca Ponomariov hem puan hem de psikoloji bakımından büyük üstünlük elde etti ve maçı kazandı. Böylece en genç şampiyon oldu. O sırada rating listesinde Kasparov hala bir numaraydı ve FIDE ile bağı yoktu. Senelerdir kendi başına şampiyonluk maçları düzenlemeye devam ediyordu.

Ilyumzhinov bir atak ile Kasparov'u FIDE'nin sistemine döndürmek için Ponomariov ile bir maç ayarlamaya çalıştı. Ponomariov bazı pürüzler çıkarıyordu ve Kasparov'u suçlamaya başladı. İş uzayınca FIDE Ponomario'un anlaşmadığını öne sürerek unvanı elinden aldı. Kasparov da belli ki satrancı bırakmanın eşiğine gelmişti ve bu birleşme olayı olmayınca işin tekrar uzayacağını ve tekrar müzakerelere girmek zorunda kalacağını düşünerek satrancı bıraktı.

2015 yılı itıbarıyla Ponomariov 31 yaşında ve 2713 elo ile rating listesinde 23'üncü sırada.

Wikipedis: Ruslan Ponomariov

26 Şubat 2015 Perşembe

Son Şampiyon!


Sıklıkla son şampiyonun en güçlü şampiyon olduğu iddia edilir. Evet son tahlilde zaman yolculuğu ile tüm şampiyonlar biraraya gelse son şampiyon üstünlük sağlayabilir büyük olasılıkla ama göreceli olarak güçlerine baktığında elbette durum değişir.

Boris Spassky dünya şampiyonu olduğunda gelmiş geçmiş en güçlü şampiyon ilan eden çevreler olmuştu. Elbette ustalar geçmişteki ustaların katkılarıyla bu seviyeye geliyorlar ve onların sanatını daha da ileriye taşıyorlar ama günümüzde Spassky en kuvvetli şampiyon adaylarından biri olmaz herhalde.

Aynı şekilde Carlsen de şu anda gelmiş geçmiş en iyi şampiyonlardan biri olarak kabul ediliyor. 2013 yılında unvanı Anand'dan aldıktan sonra 2014 yılında yine Anand ile oynadı ve yine inandırıcı bir şekilde kazandı. 27 sene Dünya Şampiyonu kalan Lasker'in yanında 2 sene uzun bir süre değil ama unvan maçları artık her yıl yapılıyor ve artık bu uzun süreli şampiyonlukları kesinlikle zorlu hale getirecek.

Şampiyonluğa  uzunca bir süre sahip olabilmek şüphesiz en önemli kriter olmayacak ama elo listesinde arkasındaki rakibe 60-70 elo fark atmak hele hele bu dönemde oldukça önemli. Gelişen teknoloji küçülen dünya ile artık oyuncular arasındaki farklar giderek azalıyor ama Carlsen yine de farkı açık tutmaya da devam ediyor. Bu açıdan Carlsen çok önemli bir şampiyon.

Bir diğer özelliği Carlsen'in açılışlara yaklaşımı. Dünya Şampiyonları sıklıkla açılıştaki üstünlükleri ile bilinir. Bunun önemli sitisnası şüphesiz Capablanca ama o da açılışta başarısız bir oyuncu değildi. Carlsen ise günümüz ölçeklerinde açılışları vasat bir oyuncu, şampiyon olarak kabul edilebilir. Açılışlarda ana devamyollarını tercih etmemeye çalışıyor. Adeta açılıştan sağsağlim çıksam iyidir düşüncesinde. Hatta bazen beyazlarla bile açılışta kötü duruma düştüğü de oluyor. Caruana ile açılış gücü mukayese edildiğinde oldukça zayıf kalıyor ama oyunortası ve oyunsonu becerileriyle rakiplerine fark atmayı da başarıyor.

Carlsen gelmiş geçmiş en iyi şampiyonlardan biri mi tartışması ayrı ama kazandığı oyunsonlarına bakınca en iyi oyunsonu virtüözlerinden biri olduğu kesin!

Vikipedi: Magnus Carlsen

17 Eylül 2014 Çarşamba

Satranç Hikayeleri Sitesi


Satranç şampiyonlarını biyografik ve kuru bir şekilde değil de onların ilginç özellikleri, hikayeleri ve mücadeleleriyle anlatmayı hedeflemiştik. Pek çok şampiyonun belki de bilmediğiniz özelliğini burada öğrendiniz. Şimdi tanıtacağımız Satranç Hikayeleri sitesinde yurt içi ve yurt dışından pek çok ilginç ve komik satrançla ilgili hikayeler anlatılmakta. İSD'nin iki efsane ismi Kahraman Tovim ve Ersinan Özkan'ın hikayeleri en ilginçlerden. Taimanov'un Fischer'e bu kadar kötü kaybetme sebeplerinden birini okuyunca da çok şaşıracaksınız.

Capablanca'nın nasıl da çapkın bir oyuncu olduğunu ve Rusya'da beğendiği bir kızı yemeğe davet etmek için neler yaptını okumak da ilginç. Peki Kasparov'un neden Olimpiyat salonuna Kahraman Olgaç'ın kimlik kartıyla girdiğini biliyor muydunuz?  Uluslararası basına da konu olan bu olay zamanla Türkiye'de de unutlumuş ilginç bir olay.

Satranç hikayeleri denince rahmetli Ali İpek'i de unutmak olmaz. Onun pek çoğu evde hazırlanmış ince esprileri hala tebessüm ettirir.

Mikhail Tal genç yaşta pek çok hastalıkla uğraşmak zorunda kalmıştı. Bu talihsizlik onu Küba'da da bırakmamıştır. Bir gün Kübalı bir kızla dans etmeye kalkınca başına gelenler (iki anlamda da) gerçekten şaşırtıcı.

Umarız yeterince merak uyandırmışızdır. Buyrun Satranç Hikayelerine

9 Eylül 2014 Salı

Wilhelm Steinitz Çığırı


Fakir işçi babası (Aksini düşüneceğimiz günler ne zaman gelir? "Zengin işçi babası"mesela) ve annesi onu 13'üncü çocukları olarak dünyaya getirmese satranç dünyası ilk resmi şampiyonundan mahrum kalırdı. O zamanki zor şartlara rağmen her nasılsa Steinitz 12 yaşında satranç oynamayı öğrendi. 20'li yaşlarda ise turnuvalarda oynuyordu. Viyana'da matematik ve Prag'da mühendislik eğitimi gördü. Turnuvalarda dev oyunculara karşı başarılar elde etti. 1863 yılında Blackburne'u yenerek önemli bir başarı elde etti. Bu galibiyet Steinitz'e pahalıya patladı çünkü Blackburne ile kapışırken evinden uzakta kalmış ve satranççı müşterilerini Harrwitz'e kaptırmıştı.

"Satranççı müşteri" deyince anlam veremediniz büyük olasılıkla. O zamanların sponsoru diyelim. Eskiden ustalar geçimlerini satrançtan ancak zengin insanlarla oynayarak kazanırlardı. Bedeli karşılığı zenginlerle belki de parasına oynarlardı. Günümüzdeki satranç derslerine benzer bir durum. Farkı eski ustaların rakiplerini yenerek ders vermeleri. Eh tabii amatörün ustayı yenme hayali ayrı bir motivasyon sağlıyordu para akıtmak için. İşte Steinitz evinden uzak kalınca müşterilerini büyük olasılığıyla tatlı dilliliği sayesinde Harrwitz bağlamış.

Şimdiki ustalar daha şanslı düye düşünebilirsiniz ama profesyonel anlamda satrançta onuncu sıradaki bir oyuncu herhalde teniste 10.000'inci sıradaki oyuncu kadar bile para kazanmıyordur.

Neyse Steinitz'a dönersek... Yirmili yaşlarda saldırgan stiliyle herkesi devirmiş. Ne var ki tüm bu başarıya rağmen bir arayışa girerek konumsal bir çığır açmış. Özellikle kapalı konumlarla ilgili getirdiği prensipler, konumsal yaklaşımları, fil çifti üstünlüğünün önemi ona yine büyük başarılar getirmiş. Öte yandan diğer satranççılar bu sağlamcı yeni yaklaşımı pek beğenmemişler ve onu korkaklıkla suçlamışlar. Bu sebeple aynı zamanda satranç köşesi olan Steinitz ile diğer köşe sahipleri arasında karşılıklı yazışmalar başlamış. yıllarca süren bu yazışmalar "Mürekkep Savaşları" olarak bilinir. Sonuçta Steinitz hem tahtada hem tartışmada zaferle çıkmış ve dahası onu tahtindan indirecek Emanuel Lasker de onun öğretileri ile kendini geliştirmiş.

Steinitz bir ara Amerika'ya Morphy ile oynamaya bile gitmiş. Her ne kadar üstünlüğünü kabul ettirse de Morphy yaşadığı sürece onu tam kabullenmemişler. Bilindiği kadarıyla tüm ısrarlara rağmen Morphy ona 5 dakika bile ayırmamış.

Steinitz yaşlılık yıllarında şunu diyormuş: "Şöhrete doydum artık para kazanmak istiyorum" Trajik... Ölümünden bir süre önce ruh sağlığını da kaybeden Steinitz tanrıyı satrançta yenebileceğini ve uzaktan mumu yakabileceğini de iddia etmiş.

Son olarak Büyük Wilhelm'in tek tutmayan teorisi şu: Şahın güçlü bir silah olduğunu ve kendini korumakta gücünün küçümsendiğini söylüyordu. Zaman zaman şahın tehlike altında kaldığı varyantları tercih ederdi. Tamamen yanlış bir söylem değil ama yetersiz olduğu kesin.

27 Ağustos 2014 Çarşamba

Lise Öğretmeni Max Euwe


Hollandalı Max Euwe, güçlü rakibi Alexander Alekhine'i yenerek beşinci dünya şammpiyonu olmuştur. Bir sene sonra unvanı geri veren Euwe belki diğer şampiyonların gölgesinde kalmıştır ama aşağıdaki özellikleri duyunca şaşıracaksınız.

- FIDE Başkanlığı da yapmıştır. Hem Dünya Şampiyonu hem de fIDE Başkanı olan tek oyuncudur.
- 1921 - 1952 yıllaraı arasındaki tüm Hollanda Şampiyonluklarını kazandı. Tek istisnası 1936 yılında Alekhine ile şampiyonluk maçından dolayı katılamaması.
- Lisede matematik öğretmeniydi.
- Genç bir ailenin babası olduğu için sadece yaz tatillerinde turnuvalarda oynayabiliyordu.
- 70 tane satranç kitabı tazmıştır. En ünlüsü Türkçeye de çevrilen "Satrançta Değerlendirme ve Plan"dır.
- 1964 yılında bilgisayar teknolojileri profesörü oldu.
- 1957 yılında 14 yaşındaki Fischer ile kısa bir maç yaptı. Bir oyun kazandı diğer ise berabere oldu.
- Gerçekleşmeyen Fischer - Karpov maçı öncesi FIDE Başkanıydı ve Fischer'in hükmen kaybetmesi ile sonuçlanacak karara imza attı.

Max Euwe, Alehine ile maç yapmadan önce Capablanca şu ilginç yorumlarda bulunmuştu. Bu yorumların görüntü kaydı da bulunmaktadır.

Capablanca: "Dr Alekhine'in oyunu %20 blöf. Dr Euwe'nin oyunu ise daha temiz ve direk. Dr Euwe'nin oyunu - bazı açılardan Alekhine'inki kadar kuvvetli değil - daha dengeli."

Sonrasında Euwe konuşuyor. Duygularının iyimserlik ile kötümserlik arasında gittiğini ama daha önceki sonuçlarının 7-7 olduğunu söylüyor. Gerçekten de Euwe maçı kazanmayı başarır. Alekhine rakibi Capablanca'yı yendikten sonra ona rövanş hakkı vermemiştir ama Euwe bir sene sonra rövanş maçı yapar ama kaybeder. İlk maçta alkol sorunu olan Alekhine içkiyi bırakıp daha ciddi hazırlanmıştır. Buna rağmen Kramnik ve Kasparov gibi ünlü oyuncular ilk maçta Euwe'nin çok güçlü oynadığını durumun Alekhine'in problemleriyle ilgili olmadığını söylerler.

1901 - 1981 yıllararı arasında yaşayan Euwe hayatına pek çok şey sıkıştırmıştır.

19 Ağustos 2014 Salı

Mikhail Moiseyevich Botvinnik


1948 yılında bir otel odasında Dünya Şampiyonu Alexander Alekhine aniden ölünce satranç dünyası belirsizlik içinde kaldı. Çünkü her defasında Dünya Şampiyonunu yenen yeni şampiyon olmuştu. Ama bu sefer Alekhine tahtına sıkı sıkıya sarılıp öteki dünyaya götürmüştü.

Şaşkınlık uzun sürmedi ve 8 oyuncu arasında turnuva yapılmasına kararar verildi. Botvinnik 3 puan farkla kazanarak yeni şampiyon oldu. Botvinnik mühendisti ve hem şampiyonluğu hem de bilimsel kariyerini sürdürebilen nadir şampiyonlardan biriydi (Diğeri de Emanuel Lasker'dir)

Aslında çok önceden beri şampiyonluk için aday bir oyuncuydu ama o yıllarda olaylar oldukça yavaş gelişmekteydi. Örneğin 1938 yılındaki ünlü AVRO Turnuvası'nda hem Alekhine'i hem de Capablanca'yı yenmeyi başarmıştı. Ve Alekhine onunla şampiyonluk maçı yapmayı düşünmüştü.

Botvinnik 1948'de unvanını aldıktan sonra bilimsel kariyerine ağırlık verdi ve ancak şampiyonluk maçlarında ciddi olabildi. 1951 yılında Bronstein ile 12-12 berabere kalarak unvanını korudu. 1954 yılında Smyslov ile berabere kaldı ama 1957 yılında kaybetti. O zamanki kurallara göre bir yıl sonra yaptığı rövanşı kazanarak unvanını geri aldı. Sonra Tal'e unvanını kaybetti ve 1 yıl sonra yine unvanını geri aldı. Nihayet 1963 yılında Petrosian'a kaybetti ama FIDE bu sefer ona rövanş hakkı vermedi ve Botvinnik de uğraşamam diyerek şampiyonluk unvanı peşinde koşmadı.

Sonrasında satranç bilgisayarları konusunda çalıştığı söylendi ama asla dişe dokunur bi sonuç gelmedi. Bunun dışında Botvinnik Satranç Okulu'nu yürüttü ve Karpov, Kasparov ve sonrasında Kramnik gibi oyuncuların gelişimine katkıda bulundu.

Özellikle Kasparov ile daha çok ilgilenmiştir. Bir defasında Kasparov heyecanla bir açılış varyantının iyi olduğunu anlatır. Bunun üzerine Botvinnik ezberci davranmayıp varyantı kendisinin de kontrol etmesi gerektiğinde onu uyarır.

Bir başka olayda ise Botvinnik'in yasaklamasına rağmen Kasparov, Sicilya Savunması oynar ve hocasından azar işitir. Botvinnik'e göre öğrencisi önce Caro Kann savunması'nda uzmanlaşmalıdır.

17 Ağustos 2014 Pazar

Alexander Alekhine


Rahmetli Türkiye Şampiyonu Ali İpek şöyle espri yapardı. "Keşke soyadım Ekin olsaymış. O zaman ben de Ali Ekin (Alekhin) olurdum. Beklenmedik şekilde hocası, ustası Capablanca'yı yenen Alekhine satranç tarihine damga vuran bir oyuncu oldu. Maç yapmadan önce Capablanca "Satranç Makinesi" olarak anılıyordu. Alekhine ise genç bir satranççıydı. Ne var ki şampiyonluk maçına Alekhine çok iyi hazırlanmıştı ve karşılaşma öncesinde şöyle dedi: "Ben 6 oyunu nasıl kazanacağımı bilemiyorum ama Capablanca'nın 6 oyunu nasıl kazanacağını hayal bile edemiyorum." Gerçekten de Alekhine maçı kazandı ve ölene kadar da unvanı elinde tuttu.

İstanbul Satranç Derneği'nde oyuncular güzel hamle yapınca "Alexaaandııır Alekhine" diye zaman zaman bağırırlardı. Gerçekten de Alekhine'in kombinezon kitaplarına giren o kadar net kazancı vardır ki...

Alekhine satranca tutkuyla bağlıydı. Hem inanılmaz bir yeteneği vardı hem de çalışma tutkusu. Capablanca için aynısı söylenemez; doğal bir yetenek ama çok az çalışma. Ve çalışma artı yetenek sadece yeteneği yendi.

Capablanca'nın oyunsonu tekniğinin mükemmel olduğu söyleniyordu. Alekhine bunun böyle olmadığını gösterdi. Dvoretsky'nin bir kitabında Capablanca'nın zaafı çok güzel anlatılmıştır. Capablanca iyi konumlarda pek çok zaman manevralar ve bekleme hamleleriyle rakibin hatasını beklemektedir. Güçsüz oyuncular bu tuzağa sıklıkla düşerler ama Alekhine bu durumu kötü konumlardan kurtulmak için fırsat olarka kullanır. Capablanca direk girişimde bulunmayıp işi uzatınca Alekhine güçlü savunmayla oyunları kurtarır.

Kasparov'un ilk kitaplarından biris Alekhine'in kitabıdır ve onun gibi bir oyuncu olur. Saldırgan, dinamik, açılışlara önem veren oyuncu. Karpov ise kitapçıda Capablanca'nın kitanı bulur. O da Capa stiline sahip olur.

Alekhine bir otel odasında ölü bulunur. Çok sevdiği unvanını yanında götürmüştür.